17 Ekim 2017 Salı

Teknik sinyali al veren hisseler-06.10.2017

Bu hafta piyasaları eler bekliyor ? Son piyasa analizi

S&P not kriterlerini değiştirdi, zihniyeti değiştirmedi

06 Mayıs 2012 Pazar 15:11
Bu hafta piyasaları eler bekliyor ? Son piyasa analizi
Geçen haftaki analizimizde kredi derecelendirme kuruluşlarının geçen yıl ertelediği not artışını yakın bir gelecekte gerçekleştirme ihtimalinin yükseldiğini belirtirken kredi derecelendirme kuruluşlarının eski alışkanlıklarını bir tarafa bırakarak daha dinamik ve piyasa izleyen ve ülkeleri kendi dinamikleri ile değerlendirebilen bir bakış açısına kavuştuklarını zannederek bir yorumda bulunmuştuk.

S&P, Türkiye'nin notunu değiştirmemekle birlikte görünümünü durağana çevirirken salt geçmiş cari açık verisini gözeterek bir yorum yapmış ve diğer kriterleri dikkate almamış gözüküyor. Hemen herkesin bildiği yüksek petrol fiyatları sebebiyle Türkiye'nin cari açığı kaçınılmaz bir durum. Bu durum yeni ortaya çıkan bir şey de değil. 2008 yılında petrol fiyatları yine rekor düzeydeyken de benzer bir şekilde cari açık fırlamış, krizdeki ülkeler bir tarafa bırakılırken Türkiye'nin not görünümü aşağı çevrilmişti. Daha sonra olanları hatırladığımızda Macaristan başta olmak üzere 11 ülke IMF'den borç almak zorunda kalmış; Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz, İrlanda ve birçok Avrupa ülkesi borç krizine girerken, Türkiye işsizlik verisini çok kısa sürede aşağı çekerek yüksek büyüme verileriyle krizden en kolay çıkan ülke konumuna gelmişti. Üstelik içeride ve dışarıda 'Türkiye'nin kısa vadeli borcunu çevirme yeteneği oldukça zor' yorumları yapılmış, 'IMF olmazsa batarız' şeklinde hükümete aşırı biçimde baskılar yapılmıştı. O dönemde Türkiye ne IMF'den borç aldı ne de bir döviz krizine yakalandı. Üstelik siyasi istikrar ve ekonomik disiplin etkisiyle daha fazla döviz girişi ve vatandaşların ekonomiye aşırı güveni sebebiyle ithalat gereğinden fazla artış göstermişti. 2011 yılında yapılan genel seçimler sebebiyle biraz da artan güven etkisiyle ekonomi haddinden fazla ısınmıştı. O dönemde yüksek büyümeye rağmen artan cari açık ve seçim belirsizliği yüzünden not artışını askıya alan derecelendirme kuruluşları, not artışını seçimler sonrasına bırakmıştı. Ancak not artışı, seçim sonuçlarına rağmen gerçekleşmemişti. Daha fazla reform ve merkez bankası politikaları sonucunu görmek isteyen derecelendirme kuruluşları, artan ihracat (Avrupa'daki daralma ve Arap Baharı etkisiyle artan petrol fiyatlarının yanı sıra ticarette dengesizlikler) rakamları ve 2011 yılına göre nispeten iyileşen ekonomik eğilimleri görmezden gelerek özellikle yıl başından bu yana Türkiye'ye olan güveni yansıtan para girişlerine rağmen oldukça taraflı bir rapor tanzim edilerek Türkiye'yi yüzde 25'e yaklaşan işsizlik oranı, çöken borsası, işlemeyen parlamenter sistemine rağmen İspanya'dan aşağı gören bir zihniyetle karşı karşıyayız. Üstelik cari açık verileri ile tek taraflı değerlendirilen Türkiye'nin büyüme hızı ve kabiliyeti notu yükseltilen potansiyeli belli Letonya'dan daha mı azdı? Her neyse ilgili derecelendirme kuruluşu, zamanlaması ve ölçümü manidar olan bir karar vermiş.

Piyasalar karardan nasıl etkilendi?

Derecelendirme kuruluşunun kararını açıkladığı 1 Mayıs tarihinde piyasalar tatildi. Ancak lira, dış piyasalarda işlem görüyordu. Görünümün pozitiften durağana çevrilmesine rağmen TL'de kayıp yaşanmadı. Sonrasında açılan piyasalarla birlikte Borsa'nın nispeten dış piyasalara oranla daha güçlü olduğu, buna karşılık hafta sonunda Yunanistan ve Fransa'da yapılacak kritik seçimler öncesi Avrupa borsalarında çok önemli düşüşler olduğu gözlemlendi. Yüksek enflasyon verisine rağmen TL'nin dolar karşısında son üç ayın en yüksek seviyesine çıkması ayrıca değerlendirilmeli. Diğer para birimleri dolar karşısında son üç ayın en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. Azalan petrol fiyatları, liraya bu konuda yardım etmiş olabilir. Ayrıca yılbaşından bu yana Türkiye'ye hızlanan para girişleri özellikle mütekabiliyet yasasının çıkması sonrası Körfez ülkelerinden yeni bir para girişinin başlayabileceği beklentileri liraya şu ana kadar destek verdi. Son haftalarda petrol fiyatlarında yaşanan düşüşler ümit verici. Düşüşün devam etmesi halinde Türkiye'nin cari açığında gözle görülür bir iyileşme yaşanabilir. Ama cari açık düzelse bile zihniyeti değişmeyen bu kredi derecelendirme kuruluşlarından not artışı gelmez. Farklı perspektiften Türkiye'yi ölçebilecek kuruluşlardan farklı değerlendirmeler bekliyorum.

2012 ilk çeyrek bilançoları geliyor. Şirketlerde 2012 yılının konsolide olmayan ilk çeyrek bilançoları açıklanmaya başladı. Önümüzdeki hafta konsolide bilançolar gelmeye başlayacak hisse değişimlerinin hızlanacağı bu bilanço sonuçlarının ardından (15 Mayıs son) piyasalarda özellikle temettü dağıtımlarının ardından genel anlamda bir beklentisizlik söz konusu olabilir.

Petrol fiyatları, son 3 ayın en düşük düzeyine indi

2012 yılına girilirken belki de en çok korkulan, petrol fiyatlarının yükselişine devam etmesiydi. Geçen yıl Arap Baharı etkisiyle tırmanışa geçen fiyatlar tam durulmak üzere derken gizli elin desteklediği yeni çatışma senaryoları ve spekülatif talebin etkisiyle 128 dolara kadar ulaşmıştı. Üstelik bu fiyatlar ABD Doları'nın Euro karşısında güçlü bir konumda olduğu sürede oluşmuş olduğundan etkisi 2008 yılından çok daha fazla hissedilmişti. 2012 yılına 108 dolarla başlayan fiyatlar ilk dört ayda 120 dolar civarında hatta bunun biraz üstünde gerçekleşti. Geçen hafta gerek Avrupa'da gerekse ABD tarafında açıklanan veriler ekonomilerin zayıf bir seyirde olduğunu gözler önüne serince fiyatlar, bir anda 119 dolar seviyesinden 111,7 seviyelerine kadar geriledi. Bunda ABD'nin 1990 yılından bu yana ham petrol arzını en yüksek düzeye çıkarması kadar şimdilik de olsa Suriye ile ilgili tedirginliği üst seviyelere çekecek bir durumun ortaya çıkmaması da etkili oldu diyebiliriz. Ortadoğu'da başta İran ve Suriye ile ilgili haberler petrol fiyatları üzerinde o kadar etkili ki fiyatlar 110 dolara yaklaştığında bir gerginlik çıkarılıyor ve yeni bir yükseliş için kıvılcım ateşleniyor. Türkiye enerji açığı, dolayısıyla cari açık konusunda petrol fiyatlarının düşmesini isteyecek bir ülke konumunda. Bu sebeple fiyatların uzun soluklu bir düşüş göstermesi Türkiye'nin cari açığı üzerinde olumlu etki yapacaktır. Avrupa'daki sorunlar, dünya ekonomisine yönelik endişeler fiyatlar üzerinde baskı oluştururken gizli ellerin spekülatif yükselişe katkıda bulunmaları düşüşlerin ardından sürekli sert yükselişe neden olduğu için sağlıklı bir düşüş trendinin devam edeceği konusunda kuşkular ağır basıyor.

Selim Işıklar- Zaman

    Yorumlar

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
banner29